Pazar, Eylül 29, 2013

アタシ女の子だからね~

Evet, geçen hafta Japon hocam, Takako-Sensei, bana böyle bir şey var ilgilenir misin diye sordu.Elime bi broşür tutuşturdu.

Bilen biliyordur, Japon ve Kore'de (Çin'i bilmiyorum) rengarenk/çeşit çeşit tırnaklar moda, işte Japonya'dan bir kız gelmiş, Türkiye'de güzellik salonu açıp bu işi yapmak istiyormuş. Eylül sonunda da, Türkiye'ye gelip, reklamını yapabilecek birilerini arıyormuş. Benimde pek alakam yok açıkcası ama bakması güzel diye iyi dedim olur. Bugüne randevu aldım.

Şimdilik Moda'da oldukları için gitmesi oldukça kolay oldu ama bana yanlış adres vermişler onun için kaybolmanın eşiğindeydim. dflgkhdlkfhg. Manikür-Tırnak işi Eri-san denen sevimli bi kız yapıyor. Tamayo-san'da uzun bir süredir Türkiye'deymiş. Neyin nasıl olduğunu biliyor, bir çevresi var, dialog vs. gibi işin ince işlerini ayarlıyor.

Şimdilik çok fazla çeşitleri yok gibiydi. Bunun içinde gözüme en hoş gelenleri seçtim.

                         

Normal manikürden biraz farklı. Tırnağı kazıyıp üstüne jel sürdükten sonra oje ve süsleme işine geçiliyor. Tırnağı mı kazıyorlar?! diye düşünebilirsiniz ama bunu yapmalarının nedeni oldukça mantıklıymış şöyleki; bu olay 2-3 haftadan önce tırnaktan "kendiliğinden" çıkmadığı için tırnak sararmasın diye kazırlarmış. Tırnağın üstü kendini yenilemeye başlayınca ojede yavaş yavaş tırnaktan çıkmaya başlıyor ve tırnak sararmıyor. Tabi kişinin su ile olan teması, ojenin bozulma süresini kısaltabilirde.

Neyse işte efendim, Eri-san İngilizce bilmediği için bana Japonca biliyor musun diye sordu. Dedim bilmez miyim ayıpsın ldgfkhdlfkhg. Ama tabi bi heycanlandım uzun süre bi japonla dialoğum olmadığı için D: İşte hiç japonya'ya gittin mi, ne kadardır japonca öğreniyorsun falan tarzı klasik soruları sordu. Bende gitmek istiyorum ama şimdilik sadece uçak biletini alabilecek kadar param var diyemedim arkadaş :D orda bi karışıklık oldu. anlaşamadık.

Sonra bana manga okur musun dedi. Dedim okurum, sen gintamayı biliyor musun onu söyle? Burda da şöyle komedi bi dialog oldu;

Ben: "Gintama'yı biliyor musun?"
Eri: "Eeh? Kintama?"
Ben: "Gintama."
Eri: "Kin? Gin?"
Ben: "Gümüş renk"
Eri: "Ahh, Gintama. Hayır bilmiyorum."

Tabi garibim kintama dediğimi sanıp bi heycanlanmış doğal olarak ldfkhdlkfhlkdf. Kendisi pek anime manga bilmezmiş ama. Sadece iki ay önce One Piece okumaya başlamış. 2 ayda 60 küsür cildi okumuş şimdi hastasıymış. Gintamayı da bilseydin ya ayıp.

Sonra Tamayo-san geldi. Gintama'yı ona sordu Eri-san. Tamayo baya biliyomuş. Kadın ciddi ciddi "Edo döneminde geçen samurai serisi" demez mi. Oğlu mu ne okuyomuş. Kendisinin oğluyla da tanışmışım da haberim yokmuş. :D

Neyse işte, Eri-san tırnaklarımı yaparken oda da bi tane sinek uçuşuyordu. Eri meğersem böceklerin hepsinden nefret edermiş. Tamayo-san da hayatında yaşadığı bütün hamamböceği, örümcek, sinek, yılan, akrepli hikayeleri anlatmaya başlamaz mı... Soğuk terler döktüm amk.

Benim tırnaklarımın yapımı yaklaşık bir saat falan sürdü. Tabi benim seçitiğimin yapımı da kolaydı. Manikürüm bittikten sonra küçük bi anket doldurttular. Marifet varmış gibi bi de Japonca yazdım. Bana verdiler tabi gazı aa çok iyi Japonca konuşuyosun diye diye. Yazarken hep telefondan baktım kanjiyi elle yazma konusunda özürlü olduğum için.

Açıcakları dükkanı en geç sene sonuna kadar açmak istiyorlarmış. Ben gene buralarda olun burda Japonlarla ilgili, Japonca konuşmak isteyenler var derken, Tamayo-san lafımı kesti ben konuşmak istiyorum sandı falan aa olur istediğin zaman gel kafeye gideriz falan dedi. Böylede bi Japon arkadaşlığına adım atmış oldum sanırım.

evet bu kadar. Ja ne.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder